Dolar : Alış : 3.8277 / Satış : 3.8346
Euro : Alış : 4.5086 / Satış : 4.5167
HAVA DURUMU
hava durumu

Mersin20°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 53 Kategoride 932 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Leylim Ley

29 Mayıs 2014 - 28 kez görüntülendi.
Ana Sayfa » Köşe Yazıları » Leylim Ley

MUSTAFA ESMER CENGİZ YAZDI: LEYLİM LEY

Şu bizim Murat da işini biliyor doğrusu.

Gençlerin nabzına göre çalıyor bu akşam.

Gençler de eşlik ediyor devrimci türkülere.

Kadehler kalkıyor, kadehler iniyor durmadan.

Kalabalık bir grup. Birleştirilen iki masa tıklım tıklım.Yan tarafta biz.

Coşkuları bizi de coşturuyor.

Gençlerden biri “ Sabahattin Ali” diyor.

Olmaz olur mu!

Murat dokunuyor sazın teline. “ Başın öne eğilmesin”

Karşımda oturan arkadaşım, masanın üzerine eğilip “ Kim bu Sabahattin Ali?” diye soruyor

usulca.

Bizim Nazım’ın arkadaşı, diyorum.

İyi ki “ Nazım da kim?” demiyor.

Okunan bu türkünün sözlerini yazan kişi.

“ Ağladığın duyulmasın / Aldırma gönül aldırma”

Yetinmiyor bizimki, deşeliyor.

Zamanın gözü peklerinden, diyorum; katıksız bir devrimci. Aziz Nesin’le kafa kafaya verip

canına okuyorlar iktidarın. Dergi çıkarıyorlar mesela.Çıkar çıkmaz kapatılıyor dergileri. Ertesi

ay bir başka adla tekrar çıkarıyorlar . Makro Paşa, oluyor bilmem ne paşa. Ama …

–Sonra?

Sonra… Ne olacak ikide bir zindan. Şiirde geçen o “ deli dalgalar “ var ya Karadeniz’in

dalgaları onlar.Duvarlar da Sinop Cezaevi’nin duvarları.

Orası müze şimdi.

Değeri sonradan anlaşılanlardan Sabahattin Ali.

Şair.

Gelmiş geçmiş en büyük öykücülerden biri aynı zamanda.

Kısa kısa; ama dolu dolu yazıyor. Acı gerçeğimizi çarpıyor yüzümüze. Her cümlesi bir

Osmanlı tokadı!

Romanları da var. Üç tane. Hele hele Kuyucaklı Yusuf; hele hele Kuyucaklı Yusuf.

–Yaşıyor mu Hala?

Acı bir gülümseme yayılıyor yüzüme.”Senin de dünyadan haberin yok!” diyorum içimden.

Para, para, para… İnsan biraz da…

Yok, diyorum; öldürdüler onu.Ölüsü bir yıl sonra bulundu tesadüf. Başını taşla ezmişler

uyurken.

–Evinde mi?

Hayır, sınırda; ormanda!

Arkadaşım öylece kalıyor bir müddet ; sonra garsonu çağırıyor masaya. “ Bize bir büyük

daha! “

“Nasıl yani!”diyor.

Bir hazin öykü” diyorum; anlatırım sonra.

Sonra müzik yeniden başlıyor Turguaz’da

“ Ayın şavkı vurmuş sazım üstüne / leylim ley”

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
Yazılım