Dolar : Alış : 3.8277 / Satış : 3.8346
Euro : Alış : 4.5086 / Satış : 4.5167
HAVA DURUMU
hava durumu

Mersin20°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 53 Kategoride 932 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sosyoloji Günleri’nde “Sosyal Medya ve Katılımcı Demokrasi” Tartışılıyor

05 Mayıs 2014 - 20 kez görüntülendi.
Ana Sayfa » Eğitim » Sosyoloji Günleri’nde “Sosyal Medya ve Katılımcı Demokrasi” Tartışılıyor

ayse-azman-meu

Mersin Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen Sosyoloji Günleri, “Sosyal Medya ve Katılımcı Demokrasi” başlığıyla toplandı.

5-6 Mayıs tarihlerinde Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinliğin açılışı 5 Mayıs Pazartesi günü yapıldı. Topluluk Başkanı Abdulvahap Kılıç ve Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşe Azman’ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, Sosyoloji Topluluğu’nun 2011-2014 tarihleri arasında gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlerle ilgili görseller katılımcılarla paylaşıldı ve ardından açılış konferansına geçildi.

Konferansı Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar Erjem verdi. Konuşmasında sosyal medya ve sosyal hareketlere etkileri konularını irdeleyen Prof. Dr. Erjem, sosyal medya ve katılımcı demokrasi başlığını seçmelerinde etkili olay ve uygulamalara değindi.

Ülkemizin ve dünyanın temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye doğru bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Prof. Dr. Erjem, bu durumun temsili demokrasiyi benimsemiş ve siyasetini bunun üzerine kurmuş olan kesimleri rahatsız ettiğini söyledi. “Bu anlamda sosyal medya bir anlamda baş belası olarak da sunuluyor. Ancak günümüzde teknoloji o kadar ilerledi ki bu yasaklarla bir yere gitmek mümkün değil. Eğer mutlaka bir şey yasaklanacaksa bu yasaklamayı yasaklamak olmalıdır” diyen Prof. Dr. Erjem, toplumun özgürleşmesi gerektiğinin altını çizdi.

Demokrasiyi ve özgürlükleri medya bağlamında da savunmak gerektiğini belirten Prof. Dr. Erjem, sosyal medyanın bunun için fırsatlar sunduğunu dile getirdi ve etkileri süren “Gezi Olayları”nı sosyal medya üzerinden irdeledi. “Milyonlarca insanın katıldığı gezi eylemleri, Türkiye tarihi ve toplumu açısından çok önemli bir deneyimdi. Eylemler kolektif bilincimizde bir iz oluşturdu. Türkiye’de totaliter özlemi olanlara bir takım mesajlar verdi. Ülkemizin Ortaçağ toplumu olmadığını, insanların bilinçlendiğini ve tavır koyduğunu gösterdi. Halk örgütlendi ve bir mücadele içerisine girdi. Bu topluma bir güven getirdi ve bugün halen bu güven topluma eneri vermeye devam ediyor. İktidarlar kutsal değildir, topluma hizmet için vardır. Bu anlamda gezi olayları oldukça önemliydi.” İfadelerini kullanan Prof. Dr. Erjem, sosyal hareketlerin toplumu değiştirmeye yönelik kolektif mücadeleler olduğuna ve siyaseti şekillendirdiğine dikkat çekti. Toplumsal hareketleri için de toplumsal hareketleri görünür kılan, mesajlarını topluma ileten medyanın çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erjem, bu anlamda medya, siyaset ve toplumsal hareketler arasında sıkı bir bağ olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erjem buna ek olarak, “Toplumsal hareketlerin siyaseti şekillendirmesi, ancak özgür bir medyayla mümkün” dedi.

Günümüzde sosyal hareketler alanında bir çeşitlenmenin varlığından söz eden Prof. Dr. Erjem, “Gezi Olayları”nın bu görüşü desteklediğini belirtti. Bu değişimde sosyal medyanın önemli rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Erjem, sosyal medyayı tanımladı. Sosyal medyayı anlamak için teknolojiyi bilmek gerektiğini, teknoloji olmadan sosyal medyadan söz etmenin mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Erjem, gelişen teknolojiyle birlikte insanların sanal ortamda etkileşime girdikleri bir alanın oluştuğunu dile getirdi. Prof. Dr. Erjem, günümüzde bu ilişkilerin de bizi değiştiren, geliştiren, öğrenmemiz ve siyasal tutumlarımız üzerinde etkili olan bir yapıya kavuştuğunu söyledi ve 21’inci yüzyıl toplumlarının şekillenmesinde sosyal medyanın belirleyici rol oynayacağını kaydetti.

Geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki farklara değinen Prof. Dr. Erjem, geleneksel medyayı, yayıncıdan alıcıya tek yönlü mesajlar içeren, siyasilerle ve sermayeyle bağ kurabilen bir yapı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erjem, sosyal medyanın ise geleneksel medyanın tam tersi özelliklere sahip olduğunu kullanıcısına; habere en kısa zamanda ulaşma, haberi oluşturma, ona yorum yapabilme ve yönlendirme şansı tanıdığını söyledi. Prof. Dr. Erjem, sosyal medyanın kitlesel değil bireysel bir medya olduğunu bu yönüyle de katılımcı demokrasi açısından özgürlük potansiyelini barındırdığını aktardı.

Sosyal medyayı da kapsayan yeni medyanın geleneksel medyayı dönüştürdüğünü ve etkisini sınırlandırdığını aktaran Prof. Dr. Erjem, gazete tirajlarındaki düşüşün de bunu kanıtladığını söyledi.

Gezi olayları üzerinde duran Prof. Dr. Erjem, çevreci bir eylem olarak başlayan bu hareketin, iktidarın ve polisin sert tutumuyla öfkeye ve direnişe dönüştüğünü söyledi. Sosyal medyanın gezi olaylarında çok büyük rolü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erjem, “Gezi olaylarına katılan kesimin 19-25 yaş arası gençlerden oluştuğunu gördük. Sosyal medyayı aktif biçimde kullanan bu gençler, demokrasi talebini dile getirdi ve kendilerini görmezden gelen medyaya karşı tavır aldı” dedi ve gezi olaylarının demokrasi anlamında da bir zamanım olduğunu, çoğunlukçuluk yerine çoğulculuğu ve en önemlisi yeni bir yurttaşlık anlayışını ortaya çıkardığını söyledi.

Sosyal medyanın olumsuz yönlerine de değinen Prof. Dr. Erjem, bunları güvenirlilik sorunu ve kişileri asosyal hale getirme olarak sıraladı ve bu olumsuzluklara karşı çözüm önerileri sundu.

Prof. Dr. Erjem’in konuşmasının ardından katılımcılar da soru ve görüşleriyle konferansa katkı sundular.

İki gün sürecek Sosyoloji Günleri’nde “Sivil Toplum, Medya ve Demokrasi” “Seçim, Demokrasi ve Meşruiyet” başlıklı paneller ile tüm katılımcıların yer alacağı “Sosyal Medya, Gençlik ve Demokrasi” forumu gerçekleştirilecek.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Yazılım