Dolar : Alış : 3.8872 / Satış : 3.8942
Euro : Alış : 4.5770 / Satış : 4.5853
HAVA DURUMU
hava durumu

Mersin19°CSağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 53 Kategoride 931 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Yerelde Birlikte Yönetmek; Yönetişim…

17 Haziran 2015 - 22 kez görüntülendi.
Ana Sayfa » Güncel » Yerelde Birlikte Yönetmek; Yönetişim…

cevdet-yilmaz-kose-yazi
YERELDE BİRLİKTE YÖNETMEK; YÖNETİŞİM…

Cevdet Yılmaz (Mali Müşavir-Denetçi)
ylmzcvdt@gmail.com

Geleneksel anlamda yerel yönetimlerin hizmet sunumuna baktığımızda kamu otoritesine ve egemenliğine dayalı bir anlayış hâkimdir. Yani hizmetin sunumunda karar verici kamu yöneticileridir. Toplum kendi için verilen yönetim kararlarına karşı, seçimler yinelenene kadar herhangi bir alternatife sahip değildir. Dolayısıyla, yönetime dâhil olmak yerine vaatlerin yerine getirilmesini beklenir.  Bu olumsuz duruma ek olarak çıkar odaklı düşünerek bir sonraki seçimlerde de etkin tercihte bulunmak yerine feodal ve ticari bağlar gibi çıkarlar üzerinden tercihte bulunduğu takdirde etkin yönetimi seçmeden sapma olacaktır.

Günümüzde bu işleri çoktan aşmış toplumlarda ise yönetim adına yeni arayışlar ve kısmi ya da belki de zamanla kalıcı olacak çözüm önerileri sunulmaktadırlar. Gerçekten de bilhassa yerel yönetimler için oy verdikten sonra elden bir şey gelmemesi gibi bir süreç işlemektedir. Sandığa gitmeyenlerin tercihlerini umutsuzluktan yana kullandıklarını da varsayarsak birçok yerelde, toplumun değil sandığa gidenlerin çoğunluğuyla başkan seçilmektedir. Bu kimi zaman sandığa gidenlerin %30 u kimi zaman %50 si olsa da sonuç pek değişmemekte; seçmen, seçilen yönetim haricinde oy verdiği takdirde tekrar sürece müdahil olmamaktadır. Yerel meclisler ise bu konuda var yok arasında hizmet verirken, halkın zihninde son derece zayıf bir yer tutmaktadır.

Geri çağırma, yönetişim gibi çözüm önerilerinin olduğu ülkelerde bir etkinlik aranırken, ülkemizde 5 yıl kapısını kapatıp tekrar seçilebilecek yönetimler mevcuttur. Elbette bu durum toplumun bir aynasıdır ki birçok yerel yönetim için bunun gerçekleştiği görüşü yaygındır.

Birçok yerde olduğu gibi Mersin’de de 5, 10 ya da 15 senedir hiçbir şey yapılmadığına kanaat getirdiğiniz takdirde, yerel mecliste oy verdiğiniz kişiye hesap sormak yerine tüm kamu tüzel kişiliğini bir kişi üzerinden yargılarsınız; başkan.

Gerçekten de, başkan meclis dağılımını da elinde tuttuğu takdirde ufak bir derebeylik gibi yönetmektedir yönetim alanını. Senelerce kendinden ve bir sonraki seçimden emin, son sene ise israfın dibine vurmuş şekilde masraflarla şatafatlı seçim hazırlıkları yapar başkanlar…  Afişler, bayraklar, anons yapan arabalar…

Uçuk vaatlerin arasında yüreklere su da serper bazı siyasiler, birlikte yöneteceğiz! Bu durum, ‘güç’ ile pek örtüşen vaat değildir. Güç, daha sonraki aşamalarda varlığını sürdürebilmek üzere kendini büyüyerek yenilemelidir. Tam da bu nokta birlikte yönetmek yerine, ben bilirim mantığı kendini var eder. Tabii bir yandan da “beraber yönetecektik ama…” diye mazeret cümlelerine inandırmayı da ihmal etmemek gerekir. Bu, süreklilik için gereklidir ve süreklilik de bu sarmal durumu ortaya çıkarmaktadır.

Oysa en ideal yönetimler, toplumun mümkün mertebe her kesiminin sesini duyabilen yönetimlerdir. Zaten meşruluğu da tabana yaygınlığından gelir. Bu yaygınlık, talep anlamında uçta çok ufak gruplar hariç hemen hemen bütün topluma sirayet etmelidir. Bunun yanında, hesap verebilir bir yapıya da kavuşmalıdır. Halk adına harcanan bütçelerin yine halka açık ve halkın anlayabileceği şekilde ilan edilmelidir. STK, Dernek ve diğer toplumsal oluşumlar bu sürece dâhil edilmeli, yapılan hizmetlerde halkın nabzı tutulmalıdır. En önemlisi, yerel hizmetlerin sunumunda ilgili alanda yaşayan kişilere hizmet hakkında fikir ve talepleri sorulmalıdır. Keza, her semtin sakinlerinin talepleri aynı olmayacaktır. Daha da netleştirecek olursak; Mezitli’deki bireyle Akdeniz’de yaşayan bireyin talepleri farklı olabileceği gibi, aynı ilçe içerisinde farklı mahallerin de tercihleri farklılık gösterecektir. Bilhassa faydası Mersin geneline yayılmayacak, sadece hizmetin yapıldığı çevreye fayda sağlayacak hizmetler için faydanın yayıldığı alanda yaşayanlara fikir ve taleplerin sorulması önem taşımaktadır. Öyle ki, Bir semtin park ihtiyacı varken, diğerinin otobüs durağı düzenlemesine ihtiyacı olabilir.

Aslında yerel meclisler de bu durumun yansıması olarak hizmet vermelidir. Yani, hizmet alanının ihtiyaçlarını noktasında talepleri değerlendirmelidir. Diğer yandan, günümüzde yüzbinlerce insan nüfusuna sahip yaşam alanlarına bakılacak olursa meclis üyelerinin bu noktadaki taleplere kulak vermesi son derece zor hatta olanaksız görülmektedir. Bunun yerine hizmet verilecek alanın sakinleriyle belirli aralıklarla toplanarak hizmete karar vermek yerinde olacaktır. Zaten ‘birlikte yönetme’ tam da bu noktada başlayacaktır.

Cevdet Yılmaz (Mali Müşavir-Denetçi)
ylmzcvdt@gmail.com

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Yazılım